Bu masal;
Mısır'ın kadim zamanlarından, sıcak köle pazarlarından, yorgun Yahudi duvar işçilerinin arasından küçük bir toz zerresi gibi havalanıyor, bozkırın kurak ve öfkeli rüzgârlarında savrulup Ertuğrul'un o nazenin Domaniçi'ne ve sancağını gözyaşları içinde diktiği Söğüt'e savruluyor. İbranice fısıldayan atalarının fısıltılarından kulaklarını tıkayarak kaçan ve bir yandan da dedesi Musa'nın Tur Dağ'ında yaktığı ateşe, bir ateş böceği misali dönen bir adamın gizli dehlizlerinde tomurcukla ...