Ülkemizde halledilemeyen birçok sosyal, siyasi ve felsefi meselenin kitleler üzerinde yarattığı gerilim, 1960’lı yıllardan sonra artmıştı. 1970’li yıllara geldiğimizde ise bu çatlama kanlı boğuşmalar hâlini almış ve ülke karanlık bir devre girmişti. Üniversite kampüsleri savaş alanına, caddeler çatışma sahasına dönüşmüştü. Suikastlar, cinayetler, üniversite kavgaları dinmek bilmiyordu. İşte, ilk defa ülkücü adıyla kurulan Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın, daha sonra Ülkücü İşçiler Derneği’nin kurucu ...