Ben sana birden üzülmedim. Yavaş yavaş kısaldı ikindiler. Gün, penceremden çekilirken bir ağırlık yavaş yavaş çöktü üzerime. Sigarayı birden bıraktım ama dumanı yavaş yavaş terk etti hafızamı. Boyaları birbirine, notaları birbirine, iplikleri, kumaşları, unu kabartma tozunu ve bir çimdik tuzu birbirine kata karıştıra az az üzülmeye başladım. Bir sabah keskin bir ağrıyla uyandım göğüs kafesimde. Uyandım ama ağlamadım.
Ağlasam açılırdım belki, öyle derler hani. Bir sabah uyandım ve baktım ki ...