İlk romanlar genellikle özyaşamöyküsel olur, derler. Doğrudur. Aslında son romanlar da öyledir. İnsan, neyi/kimi anlatırsa anlatsın kendini yansıtır, kendisinin etrafında dönüp durur. Yasin Taçar, Hazret-i Yunus’tan ilhamla, “Kimse Bana Nesne Demez” dediği bu anlatısında, kendi menkıbesini, sokağı, tasavvuf irfanının yıldızlarını, günümüzde yaşayan, “izi yok ki izinden biline, gahi tozu yok ki tozundan biline, dervişlerin olmaz nişânı” denilen ârifleri, feyizlendiği pınarları, gıdalandığı azizle ...