Şimdi dönüp geriye baktığımda sorduğum birçok soruda acemilikler görüyorum. Eksikliklere gülümsüyorum. Sormadığım ne kadar çok soru var. "Keşke" diye başlayan ve sormayı şimdi akıl ettiğim sorulara içlenmelerle devam eden cümleler kuruyorum sık sık. Acemiliklerim devam ediyor ve onları seviyorum. Bir yandan da aslında hiçbir röportajın gerçekten tamamlanmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu kitaptaki röportajların bitmemiş röportajlar olduğuna inanıyorum. Belki muhataplarım da "keşke" ile ba ...