“Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik, duyamayacaktık, belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra. Hiç yaşamamışlar gibi. Ölüm de vardı, olmasaydı, hiç olmasaydı, dövüşseydik ama kimse ölmeseydi, herkes görebilseydi istediği günleri, olmazdı. Olmazdı. Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz, toprağa vereceğiz.”
Deniz Faruk Zeren bu romanında kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi. Saman balyalarının, çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup ...