“Aydınlanma”, sıkça kullanılan ama niteliği üzerinde pek de uzlaşılamayan bir kavramdır. Kimileri onu karanlık çağları bitirdiği için kutsar, kimileriyse yirminci yüzyılın kanlı felaketlerinden sorumlu tutar. Ne getirmiştir bize aydınlanma, hoşgörü mü yoksa riyakârlık mı? İnsanların eşitliğiyle mi sonuçlanmıştır yoksa soykırımla mı? Evrensel bir kültür mü inşa etmiştir, yoksa insanları kendi seslerini bastırmak zorunda mı bırakmıştır? İnsanlığı dünyevi kaynaklarımızı geri dönüşsüz bir biçimde ya ...